MARABU KUŞU (Leptoptilos Crumenifer )

Marabu kuşu dış görünüş olarak zarif ve sevimli değildir. Karatavuk gibi güzel ötmez. Eti yenmez, evde, bahçede beslenmez. Tüysüz, pembe başı ve uzun, kırışık ve keseli boynuyla bu kuşun kederli ve perişan bir görünüşü vardır. Erişkinlerinde boğaza asılı kalın, yuvarlak bir boyun bağına benzeyen kırmızımsı, şişebilen bir kese vardır. Aynı zamanda ensesinde de yumruk kadar kırmızı bir bölge vardır. Çoğu insan bu kesenin hayvanı daha da çirkinleştirdiğini düşünür. Doğrudur da. Fakat, Kenya Ulusal Müzesi’nin Ornitoloji Bölümü başkanı Dr. Leon Benun şunu hatırlatıyor: “Kesenin bize çirkin görünmesi, marabuya da çirkin göründüğü anlamına gelmez.” Öyle bile olsa, bu kesenin hayvana bir yararı olduğu kesin, ancak henüz hiç kimse bu kesenin biyolojik işlevini de bilmiyor.

Ayrıca bir çok insan beslenme alışkanlıkları nedeniyle de bu kuşu sevmez. Çünkü leş yer. Aşırı iştahlı olduğu için leş bulamadığında, diğer kuşları öldürdüğü de bilinir. Bu yönleriyle birçok kişinin ondan hiç hoşlanmaması pek de şaşırtıcı değil. Yine de, çirkin görünüşüne ve özelliklerine rağmen, Marabunun beğenilecek birkaç önemli niteliği vardır. O nedenle kötü bir üne sahip olan bu kuşu biraz daha detayda incelemek gerekir.

Kuşlar Arasında Bir Dev

Marabu, leylek familyasının en büyük kuşlarından biridir. Yetişkin erkek bir Marabunun boyu 150 santimetre ve ağırlığı 8 kilodan fazla olabilir. Dişiler biraz daha küçüktür. Kanat genişlikleri 2.2 mt ile 2.9 mt arasındadır. Kuşun kalın, kama şeklindeki gagasının uzunluğu 30 santimetreyi geçebilir; bir leşten et parçalarını çıkarmakta kullanılan bu gaga güçlü ve değerli bir alettir.

Bu leylek çok büyük olmasına rağmen, usta bir uçucudur. Kanat açıklığı 2,5 metreyi geçen Marabu, diğer usta uçucular gibi süzülerek gidebilir. Uçarken, omuzlarına doğru hafifçe çekilmiş başı ve vücudunun arkasına uzanan uzun bacaklarıyla çok zarif görünür. Sıcak hava akımlarını ya da termalleri kullanmakta uzmanlaşmıştır ve öyle muazzam yüksekliklere uçabilir ki, bazen yerden bakıldığında neredeyse görünmez olur. İşte bu nedenle, Marabuların 4.000 metreye kadar hızla yükseldikleri gözlenmiştir.

Güvenilir Ana Babalar

Marabular ana, baba olarak görevlerini çok iyi yapan kuşlardır. Gerçekten de, onlar için ana babalık görevi bir yuvanın inşasıyla başlayan ve devamında da çaba gerektiren bir uğraştır. Daha sonra bir dişiyle çiftleşecek olan erkek marabu, uygun bir yer seçtikten sonra inşa işi başlar. Bazen yerden 30 metre yüksekliğe inşa edilen yuva çok ayrıntılı değildir. Bir metre genişliğindeki bu sade ve neredeyse, kuru dal parçaları, ağaç dalları ve yapraklardan oluşan kaba bir platform gibidir. Aslında üreme dönemindeki bir kuş bazen eski, boş bir yuvaya da yerleşebilir; ince dallar ve başka malzemeler ekleyerek bu yuvayı yeniler, yumurtlar ve kuluçkaya yatar. Bazı Marabu ailelerinin bir yuvayı 50 yıl boyunca koruyup baktıkları bilinmektedir.

Yeni bir yuvanın halen inşası sürerken, erkek Marabu eş aramaya başlar. Birçok kuş türündeki tipik davranışın tersine, erkek Marabu dişinin kendine yaklaşmasını bekler. Birkaç müstakbel eş, erkeğin gözüne girme ümidiyle kendisini sunar. Çoğunlukla reddedilirler. Fakat, ısrar sonuç verir ve sonunda bir dişi kabul edilir. Bunu izleyen kur döneminde boyunlarındaki keseleri tamamen şişen her iki kuş, istenmeyen kuşların korkup uzaklaşması için sesler çıkarır. Devasa gagalarını ara sıra takırdatmaları dışında marabuların çıkardığı bilinen diğer sesler, böğürmeler, inlemeler ve ıslıklar olarak tarif edilmektedir. Dişi ve erkek kuş arasında kuvvetli bir bağ gelişir. Bu bağ, bir süredir yuvadan uzak olan bir eş geri döndüğünde sergilenen alışılagelmiş selamlama hareketleriyle daha da kuvvetlenir. Bu selamlama hareketinde, marabu başını geriye doğru atar; ardından aşağı indirir ve sonra gagasını uzun süre takırdatır.

Marabu çifti yuvanın inşasını birlikte tamamlarlar. Kuluçkaya yatma işine her ikisi de katılır. Bir aylık kuluçka döneminden sonra tebeşir beyazı renginde iki ya da üç yumurta çatlar ve içinden küçük pembemsi, seyrek tüylü yavrular çıkar; bunlar ana babanın ilgi odağı olurlar. Bu yavru marabulara olağanüstü özen gösterilir. Balık gibi çok besleyici gıdaları içeren kuvvetli bir beslenme programı başlar. Marabuların sıkça gittiği bataklık bölgeler, ana baba için kurbağalarla dolu zengin bir sofradır; kurbağa, bu kuşların menüsünde önemli bir yiyecektir. Yumurtadan yeni çıkan yavrular ana babalarının toplayıp yuvaya kustukları gıda parçalarıyla beslenirler. Yavru kuşların büyümesi yavaştır ve dört ay sürer. Dört aylık olduklarında yalnız başına yaşamaya başlarlar; aynı zamanda artık yuvadan uzaklara da uçabilirler.

Temizlik İşçileri

Marabu leş yediği için genellikle hor görüldüğü halde, aslında çok yararlı bir hizmeti yerine getirir. Yırtıcı hayvanlar, Afrika ovalarını çürüyen leşlerle doldururlar. Bu konuda bir şeyler yapılmazsa, bu leşler kolayca hastalık yayabilirler ve hem insanlar hem de hayvanlar için tehlikeli olabilirler. Ancak, marabu çöpleri kaldırarak yararlı bir iş yapar. Aşırı iştahlı, yırtıcı kuşlar olan akbabalarla birlikte öldürülmüş bir hayvan leşi bulmak için ovaları gözden geçirirler. Marabular bir leşin yerini saptadıklarında, daha saldırgan olan akbabaların kuvvetli, kavisli gagalarıyla bu leşi parçalamasını beklerler. Uygun bir anda, marabu bir neşter gibi kullandığı uzun gagasıyla leşe doğru hızla atılarak; bir parça et koparır; leşin ve akbabaların biraz uzağında durup başka bir fırsatın çıkmasını bekler. Akbabalar iyice doyduklarında, marabunun kalan et parçaları için mücadele etme vakti gelmiştir. Ayrıca kemik iliği veya kemik aralarında kalmış etleri de bu uzun ve sert gagalarıyla temizlerler. Marabular kemik dışında boğazlarından geçebilen hemen her şeyi yerler. 600 gram ağırlığındaki et parçalarını zorlanmadan yutarlar.

Son yıllarda marabu temizlik işini genişletip doğal ortamının dışına taştı. Bu kuş artık insanlardan hemen hiç korkmuyor ve şehir ile köylerde çöplerin boşaltıldığı alanları sıkça ziyaret ediyor. Sonuç nedir? Daha temiz bir çevre. Marabu mezbahalardan çıkan atık suları da kontrol edip, artık parçaları arar. Bu kuşun ne kadar dayanıklı olabildiği şu örnekle açıklanabilir: Bir marabu Kenya’nın batısındaki bir mezbahanın çevresindeki gıda artıklarını ararken, bir kasap bıçağını yuttu. Birkaç gün sonra, bu bıçak temiz ve pırıl pırıl şekilde aynı yerin yakınında bulundu; çünkü marabu onu kusarak çıkarmış ve göze çarpar zararlı etkilere maruz kalmadan günlük faaliyetlerine devam etmişti.

Marabunun Geleceği

En yakın akrabası olan Asya leyleğinin sayısı azalırken, Afrika marabusunun sayısı artıyor. Marabunun doğal çevresinde bilinen bir düşmanı yok. Geçmişte marabunun en acımasız düşmanı insandı. Bu büyük leylek, kadın başlıklarını süslemekte kullanılan arka tarafındaki yumuşak tüyler için vurulurdu. Storks, Ibises and Spoonbills of the World kitabı şöyle diyor: “Bir yelpazeyi ya da bir kadının çok değer verdiği bazı gösterişli ve pahalı giysileri süsleyen böyle narin ve güzel tüylerin bu çok büyük, sıska ve iğrenç görünüşlü leşçilin ürünleri olması neredeyse inanılmazdır.” Neyse ki, bu kuşlara yönelik böyle nedensiz imha yıllar içinde azaldı ve sayıları yeniden arttı.

ADDİS ABABA’DAN TURMİ’YE ETİYOPYA yazısı için tıklayınız

ARBA MİNCH-ABAYA-CHAMO GÖLLERİ KANAL GEZİSİ yazısı için tıklayınız

DORZE KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

JİNKA-KEY AFER PAZARI yazısı için tıklayınız.

JİNKA yazısı için tıklayınız.

ARİ KABİLESİ KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

DİMEKA PAZARI yazısı için tıklayınız.

TURMİ-OMO VADİSİNİN TAM ORTASI yazısı için tıklayınız.

KARA/KARO KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

HAMAR/HAMER KABİLESİ KÖYÜNDE yazısı için tıklayınız.

DASSANECH KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

ÖKÜZDEN ATLAMA-HAMAR EVLİLİK TÖRENİ yazısı için tıklayınız.

KONSO KABİLESİ-WAAQAA yazısı için tıklayınız.

ALAWA KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

AWASHA ULUSAL PARKI yazısı için tıklayınız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*