DİMEKA PAZARI

Yaklaşık dört saat sonra vadinin en önemli pazarlarından birisi olan Dimeka pazarına varmıştık. Arabamızı diğer tur arabalarının park ettiği bir avluya park ettik. Pazar avlunun tam karşısındaki sokaktan başlıyordu. Yollarda pek çok kabilenin mensubu, renkli giysileriyle oradan, oraya gidiyor, alışveriş yapıyor, sohpet ediyordu.

DİMEKA PAZARI

Gözüme en çok Hamarlar çarpıyordu. Kırmızı saçları, süslü etekleriyle Hamarlar, kabaktan yapılmış şapkalarıyla Bannalar, Erkeklerinin giydiği renkli mini etekleriyle Arboreler ve ayrıştıramadığım diğer kabile insanları çok renkli ve etkileyici bir görüntü sergiliyorlardı. Sokağın sonunda karşınıza bir zahireci dükkanı geliyor. Önüne kahve, un, darı, sorgum çuvalları yığılmış, ortalarında da satıcı bir kız oturuyordu. Kızın yüzünde çok mutlu bir tebessüm vardı.

PAZARCI KIZ

Fotoğrafını çekmek için izin istedim, başını olumlu bir şekilde oynattı. Bir kaç poz resmini çektim ve avucuna 50 bırr koydum.. ( 1 usd 30 bırr yapıyor ) Ben uzandığımda başını çevirmişti, mahçup hissedip. Sonra avucuna bakıp 50 bırr’ı görünce sevincini gizleyemedi, arkadaşına gösterdi sevinçle.

DİMEKA PAZARI

İşte bu zahireciden sağa dönerseniz pazar’a, sola dönerseniz yerel hediyelik eşyaların satıldığı meydana çıkıyorsunuz. Biz önce sağa, pazara döndük. Dar toprak bir yol, yolun sağı solu Hamarlı kadınların önlerine koydukları bir kaç sebze, soğan veya meyvelerin üzerinde durduğu yapraklar veya kumaş parçalarından oluşan tezgahlarıyla doluydu. Onları geçer geçmez, solda yerel bar var. İçerisi tıklım, tıklım, iğne atsan yere düşmez. Ancak tüm merakıma rağmen içeriye girmeye teşebbüs dahi edemedim, kenarından yürüyüp geçtim. Barı geçtikten sonra bir meydana çıkılıyor. Burada da yerel pek çok ürün satılıyor.

Hamarlar genellikle hayvancılıkla yaşamlarını sürdürdükleri için, tereyağı, süt, deri, canlı hayvan gibi şeyleri onlar satıyor. Bir de bal. Meydanın sol tarafında bir grup Hamar kadını doldurdukları çeşitli büyüklükteki süs kabaklarında ballarını satıyorlardı.

HAMAR KADINI

Bu pazarlarda mutlaka satış olmayabiliyor, takas da çok geçerli bir yöntem. Sonuçta onlar için ihtiyacın karşılanması önem taşıyor . Zaten satış yapanlar da bu paralarıyla başka ihtiyaçlarını pazarda karşılayıp, biraz içki içip köylerine dönüyorlar. Yaşamı sürdürmek dışında hiç bir çabaları yok. Etrafınızdaki pek çok insandan ” sadeleşmek istiyorum” sözlerini duymuşsunuzdur. Hele bu salgından sonra pek çok insan hayatını bir kez daha gözden geçirdi. Ne kadar çok şey aldığını, giyime, kuşama ne çok para verdiğini, ne çok kimyasal kullandığını, zamanının ne kadar çok kısmını boşa harcadığını anladı. En önemlisi ise pek çok şeyi kendisinin becermek zorunda kalabileceğini öğrendi. Afrika kıtasının neredeyse tamamı yoklukla, yoksullukla kardeş gibi yaşıyor. Omo vadisi daha uç ama sarsıcı bir örnek. Tabi ki hiç kimsenin yaşam tercihlerini değiştirmek bir başkasının elinde değildir. Olmamalı da. İnsan ancak gerçekten kendi özeleştirisini acımasızca yapabilirse duruşunu, yaşam şeklini ve düşüncelerini yenileyebilir. Yeterince aydın, yeterinde öz güvenli ve bilgi birikimi yeterliyse buna cesaret edebilir. Toplumda kendine yer açabilmek, kabul görebilmek, beğenilme ihtiyacını karşılamak için pahalı tercihlerde bulunuyorsa onun bundan vaz geçmesini beklemek hayal olur.

DİMEKA PAZARI

Bazı Hamar kadınları içinde hafif parlak bir görünümünde olan kırmızı bir toz satıyorlar. Bu tozu doğada taş olarak bulup, öğütüyorlarmış. Daha sonra tereyağı ve suyla karıştırıp, saçlarını tutam tutam alıp makarna kalınlığına getirip bu karışımı sürüyorlar. Bu işlemi yapmadan önce saçlarının yanlarını kazıyorlar, saçlar sadece bir kase çapındaki tepe bölgesinde uzuyor. Bu işlemi yaptıklarında saçlar boşlukta kaldıkları için hem düz duruyor, hem de kabarmıyor. Saçların bu halini sürdürmek için 2-3 günde bir yağlamaya devam ediyorlar. Tabi ki güzel kokmuyor, ancak onlar buna alıştıklarında sorun olmuyor.

HAMAR KADINININ SAÇLARI

SAÇ BOYASI

Pazarın sonuna doğru, plastik bidonlar, çuvallar, kap, kacak, kumaş ve incik, boncuk satanlar var. Kalabalıktan bir kaç kişinin fotoğrafını çekmek istiyorum, hemen söylenmeye, el kol hareketleri yapmaya başlıyorlar. Beyazların ne yapacaklarını öğrenmişler artık. Mutlaka fotoğraf çekmek istiyorsanız, izin isteyip, istedikleri bir para varsa onuda verip öyle çekmelisiniz. Ancak pazarın tamamını çekiyorsanız ona karışmıyorlar.

DİMEKA PAZARI GİRİŞİ

Pazarın sol tarafında ki yerel sanat ürünleri bölümüne yöneliyoruz. Yerlere kurulmuş tezgahlarda Omo vadisine ait her şey var. Heykeller, ritüel araçları, oturaklar, takılar, taraklar, ilk eş, ikinci eş tasmaları, kısacası her şey. Burada gördüğünüz hiçbir şey vadinin dışında satılmıyor. O nedenle ne alacaksanız bu pazarlardan almanızı öneririm. Pazarın içerisine ilginç bir karşılaşma oldu.

HAMAR KADINININ BONCUKLARLA SÜSLÜ KEÇİ DERİSİ ELBİSESİ

Key Afer pazarında bizi canımızdan bezdiren bütün satıcılar buradaydı. Biz onları tanıyamadık, ama onlar bizi tanıdı. Anladık ki bu satıcılar haftanın her günü çeşitli köy ve kasabalarda kurulan pazarlarda tezgah açıyorlardı. Key Afer pazarında yapışkan ve ısrarcı olan satıcılar bu pazarda bizleri daha rahat bırakmıştı. Bu pazardan da pazarlık ede, ede bir kaç hediyelik eşya daha aldık. Ziyaret ettiğimiz kabilelerde de bu tür yerel ürünler satılıyor. Fiyatlar kabilelerde daha uygun, ancak çeşit sınırlı oluyor.

DİMEKA YEREL SANATLAR PAZARI

Her kabilenin giyimi, takısı, örtünme şekilleri, ritüelleri, hepsinin evlilik törenleri bir birinden farklı. Ortak paydaları renkli boncuklar, metal takılar, renkli örtüler, değişik saç modelleri, çok eşlilik ve kadınlarına taktıkları statü belirleyen tasmalar. ( ilk eş, ikinci veya üçüncü eş halkaları gibi)

BİRİNCİ VE İKİNCİ EŞ HALKALARINI ÜST ÜSTE TAKMIŞ BİR İLK EŞ

Bu bölgede arıcılık bizim alıştığımız gibi sıra sıra konulmuş kovanlar şeklinde yapılmıyor. Ağaçların yükseklerine asılmış, yayık görünümünde, üzeri arıların girip, çıkabilmesi için çeşitli yerlerinden delinmiş tahta silindirler. Ön ve arkalarında da birer kapakları var.

ARI KOVANLARI

Arılar bu deliklerden içeriye giriyor, peteğini, balını yapıyor. Köylüler de belli aralıklarla bu kapakları açıyorlar, duman yapıp arıları kovandan kaçırıyorlar ve hızlıca balları topluyorlar. Daha önce izlediğim bazı belgesellerde bu balları iştahla yiyen köylüleri görmüş ,özenmiştim. Dimeka pazarında bu balları görünce alıp, tatmak istedim. Su kabaklarının içerisine petekleri arılarıyla birlikte tıka basa doldurmuşlardı, temizliğine güvenip alıp, tadamadım ne yazık ki.

BAL SATAN HAMARLAR

ADDİS ABABA’DAN TURMİ’YE ETİYOPYA yazısı için tıklayınız

ARBA MİNCH-ABAYA-CHAMO GÖLLERİ KANAL GEZİSİ yazısı için tıklayınız

DORZE KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

JİNKA-KEY AFER PAZARI yazısı için tıklayınız.

JİNKA yazısı için tıklayınız.

ARİ KABİLESİ KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

DİMEKA PAZARI yazısı için tıklayınız.

TURMİ-OMO VADİSİNİN TAM ORTASI yazısı için tıklayınız.

KARA/KARO KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

HAMAR/HAMER KABİLESİ KÖYÜNDE yazısı için tıklayınız.

DASSANECH KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

ÖKÜZDEN ATLAMA-HAMAR EVLİLİK TÖRENİ yazısı için tıklayınız.

KONSO KABİLESİ-WAAQAA yazısı için tıklayınız.

ALAWA KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

AWASHA ULUSAL PARKI yazısı için tıklayınız.

4 geri izleme / bildirim

  1. ARİ KABİLESİ KÖYÜ – TARIK HOTAMIŞLIGİL
  2. KARA/KARO KABİLESİ – TARIK HOTAMIŞLIGİL
  3. HAMAR/HAMER KABİLESİ KÖYÜNDE – TARIK HOTAMIŞLIGİL
  4. ÖKÜZDEN ATLAMA-HAMAR EVLİLİK TÖRENİ – TARIK HOTAMIŞLIGİL

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*