ARİ KABİLESİ KÖYÜ

Bir buçuk saat kadar yol aldıktan sonra köye yakın bir yerde arabayı park ettik. Gölgede oturan gençlerden birisini o köyde rehberlik yapmak üzere yanımıza alıp köy yoluna girdik. Bu bölgede her köyün bir şefi var. Ayrıca neredeyse her kabilede ayrı bir dil konuşuluyor. O nedenle Köylere girerken yerel dili konuşabilen bir başka rehbere ihtiyaç oluyor. Köylere girerken şeften izin almak ve ona bir ayakbastı parası vermek gerekiyor. Fotoğraf çekimleri için de ya şefe toptan bir bedel , ya da fotoğrafını çektiğin her kişiye deklanşöre her basış için 3-5 bırr gibi bir bedel ödeniyor. Biz toptan ödemeyi tercih ettik. Kişilere ödeme yapmak, sürekli bozuk para bulundurmayı , durmadan para ellemeyi ve bitmeyen pazarlıkları tetikliyordu. Ari kabilesi için tıklayınız.

Afrikanın her ülkesinde çocuklar en önde ve her yerdeler. Sizi güler yüzleriyle, neşeleriyle, yerel dans figürleriyle, çığlıklarıyla hep onlar karşılar. Elinizden tutup size eşlik ederler. Masumiyet ve şefkat her hareketlerinde hissettiğiniz temel duygu olur. Ari köyü yoluna girdiğimiz anda koşarak yanımıza geldiler, ellerimizden tutup, bizimle birlikte o yolu yürümeye başladılar. Her adımda daha da kalabalıklaşıyor, ellerimizdeki eller durmadan değişiyor, biri bırakıyor, diğeri elimizi tutup yürümeye devam ediyordu. Fotoğraf çekmek için bir elimi yavaşça kurtarıyor, tek elle çekmeye çalışıyordum. Yarım kilometreyi böyle katettikten sonra ilk eve vardık. Ari Kabilesi diğer kabilelere nazaran ( Jinka Şehrine yakınlığı nedeniyle ) daha gelişmiş. Çocuklar okula gidebiliyor, evlerin bir kısmı tuğla duvarlı, demircisi var, kilden tabak, çömlek ve buna benzer üretim yapılıyor. Genel olarak tarım ve meyvecilikle uğraşıyorlar. Hayvancılık tabi ki olmazsa olmazları.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC9970-1024x683.jpg
TUĞLADAN YAPILMIŞ BİR ARİ EVİ


Girdiğimiz ilk evde bir kadın topraktan çanak, tabak üretiyor, bir diğeri yerel içki olan çeka‘yı yapıyordu. İlk kadın yere oturmuş, kil topağını avucunu ıslatarak, dairesel bir hareketle eziyor, şekillendiriyordu. Kısa bir süre içerisinde gayet güzel bir tabak üretmeyi becermiş, başka bir kil topağını eline almıştı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC9902-1024x683.jpg
KİLDEN ÜRETİM YAPAN BİR ARİ KADINI


Çömlekçi kadını biraz izledikten sonra yerel rehber bizleri evin arkasına davet etti, gördüğümüz manzara ilkel bir içki üretim işletmesini andırıyordu. Ateşin üzerinde bir kazan, kazanın içerisinde içerisinde sorgum ( süpürge darısı) ve bir tutam hoptiri bitkisi kaynıyor, kaynayan sıvının buharı ince galvaniz bir boruyla daha büyük bir tambura aktarılıyordu. Bu damıtma işleminin sonucunda oluşan içkiyi önce kendileri heyecanla içtiler, başka bir kapta bize de ikram ettiler. İçkinin aroması alıştığımız tadlarda olmamasına rağmen sert ama güzeldi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC9911-1-1024x683.jpg
YEREL İÇKİ ÜRETİMİ



Bu evden çıkıyoruz, az ileride bir başka eve konuk oluyoruz. Büyükçe bir bahçesi olan, etrafı bitkilerle çevrilmiş bir ev. Bahçenin bir köşesinde dallardan yapılmış sundurmanın altında demirci ustası ateşini yakmış basit el aletleri yapıyor. Bir taraftan ayağıyla körüğü kullanıp ateşi canlı tutuyor, bir taraftan da ağır çekiciyle kızgın demiri şekillendirmeye çalışıyor. Kazma, murç, bıçak ve orak üretiyor. Çocuklar her yerde olduğu gibi burada da etrafımızdalar. Biz onlarla olmaktan mutluyuz, ortama neşe ve renk katıyorlar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC9950-1024x683.jpg
ARİ KÖYÜNÜN DEMİRCİSİ



Bir süre izledikten sonra demircinin yanından uzaklaşıyoruz. Evin arkasında yine kadınlar eteklerinde çocuklarıyla çalışıyorlar. Bir kadın muhallebiden biraz daha akışkan sıvıyı karıştırıyor, başkası evin kapısında oturmuş çocuğunu emziriyor, diğeri de ateşi harlandırıp, üzerindeki saç’ı gerekli ısıya getirmeye çalışıyor. Bu akışkan hamuru da süpürge darısından ( sorgum) yapıyorlar. Saç gerektiği kadar ısınınca sıvıyı bir maşrapayla en dıştan başlayarak daireler şeklinde ortasına kadar döküyorlar. Kısa bir süre piştikten sonra süngerimsi bir lavaş şeklinde saçın üzerinden alıyorlar. Bu Etiyopyada en çok yenilen ekmek türü olan “ injera” nın yapımı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC0021-1-1024x683.jpg
İNJERA PİŞİYOR



Yola çıkarken iki köyde çadır kurup kamp yapmayı planlıyorduk. Bu köylerden birisi Ari kabilesinin köyüydü. Ariler şehire yakın yaşadıklarından, giyimleri, yaşam şekilleri ve eğitimleriyle daha gelişmiş bir kabileydi. O nedenle tercih etmiştik. Çadırlarımızı kuracağımız evin bahçesine girdik. Başka bir grup iki çadır kurmuştu. Onlarla birlikte bizim kuracağımız çadırlarla bahçede hareket imkanı kalmayacaktı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC0032-1024x683.jpg
ARİ EVİ

Bahçeye ardımızda köyün bütün çocuklarıyla birlikte girdik, az ilerideki büyük mango ağacının altındaki tahta banklara oturduk. Gruptan bir arkadaş boyama kitabı ve kalemleri çıkartınca kalabalık ve şamata daha da artmıştı. Çocuklar çığlık, çığlığa boyama yapıyor, şarkı söylüyor, gülüyor, eğleniyordu. Onların neşesi bizlerede bulaşıyor, hep beraber gülüyorduk. Yanımızdaki kalemleri, silgileri, defterleri dağıtmak için çıkartınca kalabalıkta, haykırışlarda artmıştı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC0051-1024x683.jpg

Bu ev Ari kabilesi ziyaretimizin son durağıydı. Aynı yoldan geçip arabamıza geri dönecektik. Gelirken yanımızda bize refakat eden çocuklarım üç misli fazlası şimdi bizi şarkılarla, oyunlarla ve yine ellerimizden tutarak yolcu ediyorlardı. Çok sinematografik bir görüntüydü. Ruhum doydu. Ari kabilesi için tıklayınız

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC00068-1024x683.jpg

O akşam çadırda kalmamaya karar verip tekrar Jinkaya, otelimize döndük. Güneye doğru indikçe hava daha sıcak, nem oranı da daha yüksek olmaya başlamıştı. Yeşil vadiler, ağaçlık manzalar yerini daha çorak topraklara, daha kuru, maki irisi ağaçlıklara bırakmaya başlamıştı.

Sabah erken çıkmıştık yine yollara. Kabilelere yaklaşıyor olmak heyecan veriyordu. Alışılmadık, her şeyleriyle farklı insanların arasında olmak, onların yaşamlarını, dünyaya bakışlarını, inanışlarını, ritüellerini gözlemlemek, az da olsa onlarla aynı havayı soluyacak olmak beni mutlu etmeye yetiyordu. İlkel yaşam, yokluk, pislik, basit yaşamı yadırgamak, yada alıştığın standartları olmazsa olmaz kabul eden bir bakış açısıyla yaşayanlar bu coğrafyaya hiç uğramamalılar. Tüm olumsuzluklarına, yokluklara, açlıklara rağmen insanların mutlu olmayı becerebildikleri bir bölge burası.

ADDİS ABABA’DAN TURMİ’YE ETİYOPYA yazısı için tıklayınız

ARBA MİNCH-ABAYA-CHAMO GÖLLERİ KANAL GEZİSİ yazısı için tıklayınız

DORZE KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

JİNKA-KEY AFER PAZARI yazısı için tıklayınız.

JİNKA yazısı için tıklayınız.

ARİ KABİLESİ KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

DİMEKA PAZARI yazısı için tıklayınız.

TURMİ-OMO VADİSİNİN TAM ORTASI yazısı için tıklayınız.

KARA/KARO KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

HAMAR/HAMER KABİLESİ KÖYÜNDE yazısı için tıklayınız.

DASSANECH KABİLESİ yazısı için tıklayınız.

ÖKÜZDEN ATLAMA-HAMAR EVLİLİK TÖRENİ yazısı için tıklayınız.

KONSO KABİLESİ-WAAQAA yazısı için tıklayınız.

ALAWA KÖYÜ yazısı için tıklayınız.

AWASHA ULUSAL PARKI yazısı için tıklayınız.

3 geri izleme / bildirim

  1. JİNKA – TARIK HOTAMIŞLIGİL
  2. DASSANECH KABİLESİ – TARIK HOTAMIŞLIGİL
  3. ALAWA KÖYÜ – TARIK HOTAMIŞLIGİL

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*