DASSANECH ( Dasaneş) KABİLESİ

Omo Vadisinde geçirdiğimiz ikinci günde Dassanech kabilesinin bir köyünü ziyaret etmek üzere yola çıktık. Turmi kasabasının meydanında yol üçe ayrılıyor. Bir tanesi Jinka yönüne, diğeri bölgenin içerlek köylerine ve bizim kaldığımız kampinge , sağ tarafta kalan ve bir halatla kapatılmış, halatın başında da bir görevlinin durduğu yol ise Kenya sınırına ve Dassanech kabilesinin yaşadığı Omo nehri kıyısına gidiyordu.

Rehberimiz ipin başındaki görevliye pasaportlarımızı gösterince ipi indirdi, biz de geçip sınıra doğru ilerlemeye başladık. Dümdüz bir yol. Bugünkü sıcak, sabah saatlerinde bile rahatsız edici. Yolun sağı ve solu dikenli savana ağaçları, bodur bitkiler, yabani çiçekler ve bütün vadiye yayılmış termit kuleleriyle doluydu. Şöförümüz birden fren yaptı ve arabayı kenara çekti. Bize ağaçları gösteriyordu. Bakmamız gereken yeri tam işaret edince ağacın tepesindeki kocaman gagalı kuşu görebildik. Bir kaç fotoğrafını uzaktan da olsa çekebildik. Daha sonra bu kuşun “Hornbill” ailesinin bir üyesi olduğunu, meyvelerle ve termitlerle beslendiğini öğrendim.

HORNBILL

Biraz daha yol aldıktan sonra yolun solunda yaklaşık 5-6 mt yüksekliğinde kocaman bir termit kulesi görüp durduk. Yanına gidip hem incelemek, hemde fotoğraflamak istiyorduk. Daha önce gezdiğim Afrika ülkelerinde de termit yuvalarına rastlamıştım, ancak bu kadar büyük ve uzunlarını hiç görmemiştim.

TERMİT KULESİ

Şaşkınlık içerisinde kuleyi izlerken, birden, nereden geldiklerini fark etmediğimiz kızlı, erkekli bir çocuk grubu aramıza karışıverdi. Belli ki yakınlarda bir yerde keçileri otlatıyorlardı. Dassanech kabilesinin çocukları olduğunu düşündüğüm bu güzel insanlarla bir kaç fotoğraf çektirdik, ayrıca fotoğraflarını da çektik. Rehber aracılığıyla verdiğimiz parayı beğenmediler, tabi ki tartışmadan bir miktar daha verip yolumuza devam ettik.

DASSANECH ÇOBANLARI

Yarım saat sonra sınır kasabasına varmıştık. Rehberimiz pasaportlarımızı aldı, derme,çatma bir binaya girip oradaki gümrük memurlarına kayıtlarımızı yaptırdı. Resmi işlemler bitmişti, yolun karşısına arabayı park edip, iki adım yürüyünce ağaçların arasından karşımıza kocaman çamur rengi Omo nehri çıkıverdi. Nehrin kıyısında üç tane kano duruyordu. Kanolar içleri oyulmuş büyük ağaçlar, içlerine girip oturuyorsun, için bir tuhaf oluyor, suya bu kadar yakın seyahat etmek çok farklı geliyor. Genç çocuklar uzun sırıklarla kanoyu iteleyerek karşıya geçiriyorlar. Karşıda bekleyen Dassanech kabilesinin gençleri inmeye yardım ediyor ve içlerinden yerel rehber olanı grubu kabilenin köyüne götürüyor, yol boyu köyü, insanları ve adetlerini anlatıyor.

OMO NEHRİ

Dassanech kabilesi esas olarak Kenya sınırındaki Turkana Gölü yakınında Omo Nehri Deltası kıyılarında yaşayan yarı göçebe bir nüfustur ; Burası, Afrika kıtasındaki sıcaklıkların en yüksek olduğu yarı kurak bir alandır.

Dassanech bölgesi yağışlı mevsimde büyük bataklıklar oluşturan mevsimsel sellere maruz kalırken, kuru aylarda kurak ve çorak bir alan haline gelir. Geçim faaliyetleri kaçınılmaz olarak bölgenin durumuna bağlıdır, Dassanech kabilesi koyun, keçi yetiştiriciliği ve tarımla hayatlarını sürdürmektedir. Kuraklık zamanlarında hayvanlarını yeni topraklar ve meralara götüren yarı göçer bir kabiledir.

Dassanech kabilesi 1.800 km2 lik bir alanda yaşar ve 2018 sayımlarına göre 45-50.00 kişilik, Omo Vadisi için oldukça kalabalık bir gruptur. Ayrıca Omo Vadisinin en güneyinde yaşayan ve yine vadide tek Cushitic dilini konuşan bir kabiledir.

Dassanech toplumu , her biri kendi kimliği ile karakterize edilen ve bölgenin belirli bölgelerine yayılmış sekiz patrilin ( kanbağı olan) klanına ayrılmıştır , aynı klanın üyelerinin evlenmeleri ve hatta kendi aralarında dans etmeleri bile yasaktır. Dassanech’ler, her klanın belirli güçlere sahip olduğuna inanırlar.

Galbur veya Su ve Timsah klanı en büyük klandır.  Dassanech ler bu kabilenin üyelerinin hem su hem de timsahlar üzerinde güce sahip olduğuna ve kabilelerin hastalıklarıyla uğraşmaktan sorumlu olduğuna inanılır. 

Turat klanı yangından kaynaklanan yanıklarla uğraşmaktan sorumludur. Yılanları uzak tutma ve birçok hastalığı tedavi etme güçleri vardır. Ayrıca düşmanları hayvanlarından uzak tutma kabiliyetine sahiptirler. 

Turnyerim klanı kuraklık üzerinde güçleri olan diğer önemli klanlardan birisidir. Kuru dönemlerde yağmurlar için dua ederler ve yaraya tükürerek yılan başlarını da tedavi edebilirler.

Omo vadisinin diğer birçok kabilesinde olduğu gibi, Dassanech kabilesinde de ilginç ve ayrıntılı ergenlik, evlilik gibi bir çok ​​konuda törenler uygulanır.

Bu törenlerden en önemlisi, köyün kızları için ergenliğe geçişi sağlayan ve onları evliliğe hazırlayan Dime veya Dimi törenidir.

Dime, yani ailelerin kızlarını doğurgan olmaları ve gelecekteki evlilikleri için kutlamak ve kutsamaktır. Bu tören en az altı hafta sürer , bu süre zarfında 10 sığır ve 30 koyun veya keçi kurban edilir, kahve ikramı yapılır. Erkekler ve kadınlar bayramlarda ve dans edecekleri zaman giydikleri keçi derisinden yapılmış, süslü pelerinlerini giyerler. Köyün lideri kızları bu törenlerde kutsar.

DASSANECH KIZLARI

Dime törenleri kuru mevsimde gerçekleştirilir. Sığırların fazla süt üretmediği ve hayvan otlatmanın zorlaştığı bu dönem tercih edilir. Yılın bu zamanında hayvan kesimi, diğer gıda kaynakları gittikçe azaldığından köye de et sağlamış olur. Tören için genellikle 8 ila 10 yaş arasındaki kızları olan Dassanech aileleri, Omo Nehri kıyılarında toplanırlar; her klanın, Dime’yi kutlayacağı ve sadece tören süresince geçici kulübelerin yapıldığı kendi özel bölgeleri vardır.

Kızı için yapılan bu törenle, babaya da köyde bilge bir adam veya bir yaşlı gibi köyün ve klanın yaşamıyla ilgili en önemli kararlara katılmasına izin verilir. Bu da bir baba için çok önemlidir. O nedenle Dimi sadece ergenliğe geçişi kutlanan kızın değil, ailenin diğer insanlarının da hayatındaki en önemli törendir.

Dassanech kabilelerinde Sünnet hem erkekler hem de kızlar için uygulanmaktadır, bu evlenebilmek için temel bir şarttır. Dassanech kızları gençken, yaklaşık 10 veya 12 yaşında sünnet edilir.

DASSANECH KIZLARI

Kızlar annelerinin evinde veya başka bir köyde sünnet edilebilir, ancak her zaman aynı yaştaki ve aynı ritüelden geçen diğer kızlarla birlikte olmaları gerekir. Prosedür genellikle kızın akrabalarının da yardım ettiği yaşlı bir kadın tarafından gerçekleştirilir.

Kızın hareketini sınırlamak için ayak bileklerinin etrafına bir deri kayış bağlanır, bu kayış yaralar iyileşene ve ağrı azalıncaya kadar çıkartılmaz. Ritüel tamamlandığında, kıza ekşi süt içirilir ve annesi tarafından bir kolye hediye edilir. Bu o andan itibaren, yetişkin bir kadın olarak kabul edildiğini gösterir ve artık bunu göstermek için deri etek giymesine izin verilir. Bu kızlar artık evlilik için hazırdır ve genellikle evlilik de kısa bir süre sonra gerçekleşir. Çok acılı , çok vahşi ve çok kanlı olan kadın sünneti günümüzde pek çok kabilede terk edilmiş, ancak sürdürmeye çalışılan kabilelerde de göstermelik olarak yapıldığı söyleniyor.

Bir erkek istediği kadar sayıda kadınla evlenebilir ama onların geçimlerini ve güvenliklerini garanti etmek zorundadır. Ayrıca her eşin evlenmemiş çocuklarıyla birlikte yaşayacağı kendi kulübesine sahip olmasını sağlaması gerekir. Erkek eşlerini onlara kurmuş olduğu evlere giderek ziyaret eder. Ayrıca erkek, diğer eşlerine yaptığı kulübelere ek olarak, gece boyunca hayvanlarını toplayıp muhafaza edecekleri çitleri veya ahır görevini görecek kulübeleri de yapmak zorundadır.

TENEKE KULÜBE

Dassanech köyleri , genel olarak ağaç dalları, yapraklı bitkiler, saman ve hayvan derileri ile kaplanmış yuvarlak kulübelerden oluşur. Bizim ziyaret ettiğimiz köyde oldukça fazla teneke ile kaplanmış kulübelerde vardı. Kulübelerin girişi çok dar yapılıyor, eve yabancıların girişinin tek tek olması ve evin savunmasının daha kolay yapılması sağlanıyor.

DAL VE YAPRAKLARDAN YAPILMIŞ GELENEKSEL KULÜBE

DASSANECH KÖYÜ

Kulübelerin içleri yuvarlak  tek bir odadır. Fiziksel bir bölünme olmamasına rağmen evin erkeği sol tarafa yerleşir ve çalışma aletlerini, kıymetli eşyalarını , silahlarını burada tutar. Kadınlar ise sağ tarafta yerleşir ve başta kahve stokları olmak üzere yiyecekleri ve tavayı,sütü burada muhafaza eder. Yattıkları yerler çalıların üzeri deriyle veya kumaşla örtülmüş basit yükseltilerdir. Bildiğiniz yatak, yorgan, somya filan yoktur. Kulübelerin bakımıyla kadınlar ilgilenir. Bunun dışında yaşlılar köyün daha iyi bir bölgeye taşınmasına karar verdiklerinde kulübelerin sökülüp yeniden monte edilmesinden de yine kadınlar sorumlu olurlar.

KÖY EVİNİN GİRİŞİ

Dassanech kabilesi üyeleri fiziksel görünüme çok dikkat ediyorlar. Hem erkekler hem de kadınlar kolye, bilezik ve küpe gibi çeşitli aksesuarlar  takıyorlar. Ayrıca kadınlar sosyal durumlarını da belirten değişik ve karmaşık saç modelleri yapıyorlar. Mesela saçların sağa doğru taranmış olması, ile sola doğru taranmış olması başka durumları ifade eder. Örülüp ortadan buruna doğru indirilen saçlar bakire olduklarının ifadesidir. Bunu gibi geriye taramış olmakta başka bir durumu anlatır.

SAÇLARI SAĞA,SOLA VE ORTAYA AYRILMIŞ GENÇ KIZ ( BEKAR)

SAÇLARIN ARKADAN GÖRÜNÜŞÜ

SADECE ORTADAN AYRILMIŞ SAÇLAR ( EVLİ, ÇOCUKSUZ)

Çoğu Dassanech, alt dudaklarında açtıkları bir deliğe tüy, tahta veya çiçek yerleştirirler. Bunun dışında karınlarında, omuzlarında ve sırt derilerinde yaptıkları kesiklerle vücutlarını süslerler.

Geçmişte bir düşmanı öldüren adam vücudunda, karnında veya göğsünde, bunun onurunu temsil eden bir kesik, ve daha sonra başkalarına gösterip gurur duymak için bir iz yaptırabilirmiş. Hatta ailenin kadınları bile omuzlarında veya vücutlarının başka bir bölgesinde bunu göstermeye çalışırlarmış. Ancak günümüzde bölgede daha çok denetim olması ve işlenen cinayetlerin bir nevi itirafı olarak kabul edilen bu kesiklerin veya dövmelerin yapılmasını gittikçe azaltmış.

KOLLARI KESİKLERLE DÖVME YAPILMIŞ KIZ

Süslenmek amacıyla yapılan diğer uygulamalardan birisi kadınlarda ve erkeklerde kulak memeleri delinerek yerleştirilen gösterişli küpelerdir. Yüz boyama uygulaması ise Karo kabilesinde olduğu gibi her zaman değil çok önemli kutlamalar ve törenlerde yapılır.

Esas büyük süslenme, hem erkekler hem de kadınlar için saç stilleri ile ilgilidir. Erkekler saçlarını tebeşir ve tereyağı ile şekillendirir, birkaç ay süren bir kask oluşturur. Bu tebeşir ve tereyağından oluşan kafa bandı tüylerle süslenir ve genellikle sarı, kırmızı renklerdedir.

ERKEKLERDE KAFA SÜSLEMELERİ

Giydikleri kıyafetler çok basittir kadınlarda, erkeklerde vücutlarının üstlerine genellikle her hangi bir şey giymezler, altlarında ise bellerine sardıkları renkli bir örtü veya deri bir etek vardır.

DASSANECH KABİLESİ KADINLARI

Dassanech kabilelerinin yaşadığı bölgeler yarı çöl özelliklerini taşır. Tarım yapma olasılığı sadece nehrin taşmasına bağlıdır. Yağmur mevsiminin sonunda Omo nehrinin bölgede yarattığı taşkınlar sonucunda oluşan alüvyonlu topraklar kısa bir süre için çok verimli bir tarım yapmaya fırsat tanır. Fasülye,kabak, sorgum ve mısır bu zamanlarda ekilir.

OMO NEHRİ

Dassanech kabileleri yaz mevsiminde iklimin ne kadar sert ve kurak olduğunu bildikleri için köylerini ona göre dizayn ederler. Köyün içerisin, “büyük gölge” dedikleri bir gölgelik oluşturuyorlar. Bu ya bölgedeki nadir büyük ağaçlardan birinin altı oluyor, büyük bir ağaç yoksa o zaman bir çardak yapılıyor, üzeri dallar ve yapraklarla örtülüyor. Bu çardağın altında yaşlılar ve köy şefleri buluşuyor. Hem serin bir ortamda oturuyor, hem sosyalleşiyor, hem de köyle ilgili alınması gereken kararları burada tartışıyor ve sonuçlandırıyor. Büyük gölgeye henüz yaşlıların yaş grubuna girmemiş kadınlar ve çocuklar asla giremiyor. Bir eş kocasıyla konuşmak zorunda kalırsa uzaktan onu büyük gölgeden çıkmaya davet ediyor. Ancak asla oraya girip konuşamıyor.

Köyde ayrıca küçük gölgeler denilen başka alanlar da vardır, burada Kadınlar ve çocuklar zaman geçirebiliyorlar. Bunlar, dallar ve samanlarla kaplanmış küçük bir çardaklardır.

KÜÇÜK GÖLGE

Köyün içinde başka toplu toplantı yerleri de bulunur, bunlar küçük gölgelerden daha büyüktür, burada insanlar ritüellerini uygulamak, törenleri, kutlamaları yapmak veya yakınlardaki pazarda satın alınan ürünleri değiştirmek için toplanır.

Dassanech kabilesi üyeleri birçok Afrikalı kabileden farklı olarak, her zaman kulübenin içinde yemek pişirir, çünkü hem yemek pişirmenin hem de yemenin özel eylemler olduğuna ve bu nedenle meraklı gözlerden saklanması gerektiğine inanırlar.

Dassanech ve hayvancılık

Dassanech, zaman zaman yeni topraklar ve yeni meralar aramak , topraklarının kuraklığından kaçmak ve sığırlarını kurtarmak için çaresiz yarı göçebe bir yaşam sürer. Hayvancılık Dassanech’in yaşamının temelidir, Omo Vadisi’nin diğer kabileleri gibi sığır, koyun, keçi, eşek ve deve yetiştirirler. Hayvancılık et, süt, giyim için deri ve kulübeleri örtmek için malzeme sağlar, aynı zamanda köyde ve tüm kabilede bir statü oluşturur, servetini tanımlar ve ona evlenme hakkın sağlar. Hayvancılık, en önemli törenlerde ve ergenlik, evlilik gibi ritüellerde sorumlulukların yerine getirilmesi içinde her zaman gerekli imkanı sağlar.

Dassanech ve tarım

Dassanech kabilesi üyeleri kurak geçen bütün bir yılın ardından temmuz ayındaki yağışlı günlerden sonra Omo nehrinin taşkınlarını beklerler. Temmuz ayında, taşan ve araziyi sular altında bırakan, bölgeyi daha verimli hale getiren taşkınlar çekildiğinde Omo Nehri’nin kıyılarında biriken alüvyonlu topraklarda tarım yaparlar..

Sel, Etiyopya dağlıklarından gelen verimli toprağı beraberinde getirir. Sel çekildikten hemen sonra bu topraklar yeşerir. Yeşeren topraklar hayvanlar için çok verimli otlak görevi yapar. Diğer kısımları ise ekilir ve bol mahsül alınır.

Dassanech kabilesi üyeleri tarım yapmak için hızlı davranmak zorundadırlar. Dikim mevsimini kaçırma şansları yoktur. Bu aynı zamanda yiyeceklerini de kaybetmek anlamına gelir. Taşkın gücünü yitirip Omo Nehri’nin suları tekrar nehrin yatağına girer girmez nehrin kıyısı boyunca oluşan alüvyonlarla kaplı ovada sorgum tarımı yapılır. Hasat kuru mevsimde gerçekleşir, ilk hasat Aralık ayında, ikincisi Şubat ayında yapılır.

Dassanech ve balıkçılık

Uzun yıllar boyunca sadece hayvancılıkla geçimini sağlayıp, sadece kurak mevsimlerde domuz,tavşan,antilop ve dikdik ( küçük antilop) avlayarak hayatta kalmayı başaran Dassanech kabilesi hayvanlarının, hastalık, kuraklık ve hırsızlık gibi nedenlerle azalması sonucunda tarım yapmaya başlamış, Omo nehrinin taşkınlarından sonra oluşan bereketli topraklarda ektikleri, biçtikleri ürünlerle varlıklarını sürdürmeyi başarmışlardı. Ancak geçen yıllar içerisinde yaşanan büyük kuraklıklar, kıtlık ve ölümler Dassanech’lerin balıkçılık ve avcılığa daha çok yönelmelerine neden olmuştur. Belki yüzyıllarca direndikleri, yoksulların işi olarak gördükleri balık avcılığı ve yememek için direndikleri balıklara ve timsahlara mecbur kalmışlardı. Eskiden balıkçılık sadece bir nedenden dolayı hayvanlarını kaybeden ve hayatta kalmak için mecburen yapılması gereken işlerdendi. Bugün ise balıkçılık ve timsah avcılığı hem iyi bir gelir kaynağı ve hem de çocukların protein ihtiyacını karşılayan ve giderek daha fazla kişi tarafından yapılan bir faaliyet haline geldi.

Ancak avcılık, balıkçılık gibi değildir, tehlikeli bir faaliyettir. Kabilenin erkekleri, Omo Nehri’nin sularında yaşayan timsahları avlarlar. Gece karanlıkta küçük kanolarının içerisinde sessizce avlarını görmeye çalışırlar. Ellerinde bir meşale veya ışıkla etrafı tarayıp, timsah gözlerinin parıltısını ararlar. Kanoda iki kişi bulunur, birisi kanoyu yönetirken, diğeri ucuna halat bağlanmış, zıpkın’a benzer bir mızrak taşır. Timsahı gördükten sonra zıpkıncı el, kol hareketleriyle kanoyu yönlendiren arkadaşını idare eder. En uygun pozisyonu yakaladığında zıpkınını savurur. Küçük veya orta boy bir timsah zıpkını yedikten sonra çırpınıp, mücadele etse bile kano için risk yaratmaz, ancak büyük bir timsah her zaman çok tehlikeli olabilir. Küçük bir timsah bir aileyi bir hafta beslemek için yeterli et sağlayabilir, dişlerinden kolye yapılır, derisi civar pazarlarda satılabilir.

Dassanech toplumundaki yoksullar

Dassanech toplumundaki yaşam karşılıklı yardıma dayanır, bu nedenle yoksullar büyük veya küçükbaş hayvanları olmamaları nedeniyle zor bir geçim yolu olan balıkçılık ve avcılık yaparak yaşamlarını sürdürürler. Elde ettikleri ürünleri daha varlıklı olanların veya tarım yapanların etleri, meyveleri ve sebzeleri ile takas edip ihtiyaçlarını karşılayabilirler.

Yoksul bir adam oğlunu evlendirmek için gerekli bedel olan hayvanları sağlayamıyorsa akrabalarından veya diğer köy üyelerinden hayvan borçlanabilir. Bu borcunu ilerideki aylarda ve yıllarda doğacak yavrularla geri ödeme yapmayı taahhüt edebilir. Bu borcu, borç veren kişi kabul etmesi halinde sadece hayvan olarak değil, üretebildiği veya sağlayabildiği başka ürünlerlede ödeyebilir.

Dassanech kabilesini ve diğer Omo vadisi kabilelerinin yaşamlarına yönelik tehditler

Bölgede, epey bir zamandır kabilelerin yaşamını tehdit eden bir çok gelişme var. Bunların başında bölgede tarım yapmak için ( ağırlıklı olarak şeker ve pamuk ) toprak alan yatırımcılar geliyor, ikinci büyük tehdit İtalyanlar tarafından yapımı bitirilmek üzere olan Gebe 3 barajı. Üçüncüsü Kenya sınırındaki Turkana Gölünün yakınındaki petrol sahalarının keşfinden sonra bu bölgede sürdürülen petrol arama çalışmaları.

Etiyopyada merkezi hükümet uzun zamandır Omo vadisi halklarına karşı yıldırma ve baskı politikası uyguluyor. Burada yaşayan halkların haklarını ellerinden alıp, yaşam tarzlarını önemsemeyip, onları bir anlamda yok olmaya mahkum ediyor. Zaman,zaman kabilelere baskınlar yapıyor ve kabile üyelerini öldürüyor. Etiyopyanın nüfusu 110 milyon, Omo vadisinde ise sadece 500 bin kişi yaşıyor. Ülkenin içerisinde pek çok eyalet var ve bu eyaletler arasında yönetsel problemler var. Bazı bölgeler patlamaya hazır. Ortodokslar, protestanlar ve Müslümanlar arasında sorunlar var. Kısacası her tarafı kaynayan ve hassas dengeleri olan bir ülke. Bu ülkenin ve belki de Omo vadisinin şansı ülkenin yönetimini üstlenen Abiy Ahmed Ali olabilir. Yönetime geldiği günden beri ülke içerisindeki dengeleri korumaya çalışan, komşularıyla uzun yıllardır gerginlik konusu olan sorunları çözen, suikasta uğramasına rağmen vaz geçmeyen, ülkesine demokrasiyi getirmeye kararlı, yaptıklarıyla kısa sürede Nobel barış ödülü almayı başaran bu genç siyasetçi Omo vadisi halklarına da bir çözüm getirebilir. Getirmelidir de. Dünya, soyları tükenmekte olan hayvan türlerinin envanterini çıkartırken, soyları tükenmekte olan gerçek insanların envanterini çıkartmıyor. Avustralyada Aborjinleri göz göre, göre feda ederken, Brezilya ormanlarında yaşayan kabilelerin kayboluşuna göz yumuyor. Andaman adalarında, Gine-Bissau da, Nijerde, Sudanda, Benin de, Togoda ve pek çok başka ülkede yaşayan pastoralist kabileler zar,zor korunurken, Etiyopyada, Omo Vadisinde kabileler yok olmaya sürükleniyor.

Dassanech kültüründe kahve içme ritüeli ve hazırlanması

Dassanech kabilesi bölgede en çok kahve tüketen kabile. Bu tüketim sadece içmek nedeniyle olmuyor, aynı zamanda bazı ritüellerin ve kutsamaların yapılması için kullanılan bir araç.

KAHVE AĞACI

Dassanech toplumunda bir kişi halsizlikten şikayet ederse, önce, o gün kahve içip, içmediğine bakılır. İçmemişse ona bağlanır ve kahve içirilir.

Bir çocuğun başı ağrıyorsa akrabaları kafasına kahve serpiştirirler. Çocuk üşüyorsa, onu ısıtmak için de vücuduna sıcak kahve sürülür. Anneler çocuklarını yıkarken üstlerine kahve serpiştirip, sağlığı için dua eder.

Kahve aynı zamanda bir ailenin zenginliğinin ve prestijinin göstergesidir. Eğer kahve bir evde her zaman mevcutsa, o zaman orada yaşayan ailenin zengin olduğu anlamına gelir.

Dassanechler, kahvenin doğrudan kırsal alanda hazırlandığı hasat dönemi hariç, genellikle evde kahve hazırlar ve içer.

Kahve içmek için uyulması gereken birçok kural vardır, her şeyden önce, sadece evin kadını kahve hazırlayabilir ve sunabilir. Kadın her zaman birisinin yanında kahve içmelidir; kocası evde yoksa, kadın arkadaşlarını veya tanıdıklarını onunla kahve içmeye davet etmelidir.

Eğer karısı evde bulunmuyorsa, koca kahve hazırlayamaz, ancak komşusunun karısı tarafından hazırlanan bir kahve içmek istiyorsa o arkadaşının evine gitmelidir.

Kahve içmek sadece susuzluğunuzu gidermek için bir yol değil, aynı zamanda uzun süre başkalarıyla birlikte olmak için bir ritüeldir, ve bu ritüel çoğu zaman bir saatten fazla sürer.

Kahve genellikle kulübenin içinde tüketilir, erkekler sol tarafta, kadınlar sağda tarafta oturur, yaşlılar girişin yanında otururken, gençler evin en iç kısmına geçerler. Evin kadını kahveyi hazırlar ve her bardağa doldurur. Genellikle, önce erkeklere, daha sonra kadınlara, son olarakta gençlere ve çocuklara ikram eder. Dassanech ailesinde, her zaman, evdeki insan sayısından daha fazla bardak vardır. Ancak çok sayıda konuk geldiğinde bardaklar yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda gençler yaşlı misafirlerin her biri iki bardak kahve içene kadar beklemek zorundadır.

Kapta kalan ve tüketilmeyen kahveye meles denir ve uzun süre demlendiği için çok güçlü bir kahvedir. Bu, onu hazırlayan evin kadını için için ayrılmıştır. Misafirler bunun oluşmasına özellikle dikkat ederler. Çünkü bu evin hanımına bir teşekkür anlamı taşır.

Kahve içerken yapılacak ritüeller

Kahve içimi ile ilgili üç ritüel vardır ve bunlar her kahve içildiğinde yapılmalıdır. Bunlar; “yere dökme”, “ağızdan püskürtme, ve “kol yıkama”.

Kahve ritüeli “yere dökme”

Kahve içmeden önce, evde bulunan en yaşlı kişi kahvenin hazırlandığı ocağın etrafına biraz tütün parçaları koyup, yere de biraz kahve döker. Ardından ataların isimlerini söyleyerek “Kahve iç, tütün çiğne” der.

Bu “dökülme” ritüeli ile aile üyeleri atalarına saygılarını gösterip, onlardan aynı zamanda yardım isterler. Böylece hem atalarına susuzluklarını gidermeleri için kahve ikram etmiş olurlar, hem de sakinleşmelerini ve evi lanetlememelerini sağlarlar.

Şayet insanlar günlerce “yere dökme” hareketini yapmazlarsa, ölü ataları kızarlar, çünkü varlıklarının ve hatıralarının göz ardı edildiğini düşünürler. Bu da insanlara şanssızlık ve utanç getirir.

Kahve ritüeli “ağıdan püskürtmek”

İlk fincan kahve yaşlı üyelere servis edilir, kahvesini alan yaşlı üye ağzına bir yudum kahve alır, havaya ve evin kadınına doğru püskürtür. Bu ailenin sağlığını ve sağlıklı sığırları olmasını dilemek anlamına gelir.

Kahve ile “kol yıkama” ritüeli

Kahve içen yaşlı kişi, iki veya üç fincan kahve içtikten sonra, kulübenin ortasına doğru eğilir ve bardağı yıkar gibi yaparak kollarına birer yudum kahve döker.

Bu törene “kol yıkamak” denir. Dassanech’ler yaşlılarının terlerinin, tecrübeleri ve düşünceleri kadar değerli olduklarına inanırlar. Ancak bu tören sadece erkekler tarafından uygulanır. Bu tören evde yaşayanlara sağlık, şans ve bereket gelmesi için yapılır. Kişinin aileye refah getirme arzusunu ifade etmenin bir yoludur.

Dassanech geçit törenlerinde kahve kullanımı

Birçok geçiş ayininin kutlanması sırasında, özellikle yeni doğan bir çocuğa isim verilme törenleri evlilik törenlerinde kahve ikramı ve onunla yapılan kutsama törenleri çok önemlidir.

Yeni doğan çocuğa isim verme töreni ve kahve

Çocuğu olan aile doğumdan iki veya üç gün sonra tüm akrabalarını ve aile büyüklerini evine davet eder.

Akrabalar ve aile büyükleri yeni annenin evinde gece veya sabah gün doğumundan önce toplanırlar, anne yeni doğmuş bebeğini kucağında alır, ailenin büyüklerinden birisi hazırlanmış kahveyi alır ve hepsi birlikte evin tam ortasına gelirler.

Törene katılanlar , çocuğu kutsaması için anne ve çocuğa kahve püskürtürler ve kendisine verilen adı söylerken ona sağlık ve parlak bir gelecek dilerler.

Evlilik töreni ve kahve

Başlangıçta damadın akrabaları, düğün töreninden bir gün önce gelini almak için gelinin annesinin evini ziyaret ederler, bu vesileyle gelinin ebeveynlerine hediye olarak kahve getirirler bunun adı “kabul kahvesi” dir. Gelinin annesi, babası bu kahveyi kabul ederlerse, evliliğe son izini verdikleri anlamına gelir, red ederlerse damatın davranışlarından memnun olmadıklarını ve kızlarını vermeyecekleri anlaşılır.

Bu kabulden sonra yapılacak evlilik töreni damadın annesinin evinde yapılır. Erkekler bir yerde toplanır ve onlara ufak, ufak doğranmış koyun eti pişirilirken, kadınlar gelin adayının omuzlarını koyunun yağı ile yağlarlar. Daha sonra yaşlı bir kadın, erkeklerin geline püskürteceği kahveyi dualar okuyarak hazırlar. Yemeğin sonunda erkekler gelin ve damadın üzerlerine bu kahveyi püskürterek onları kutsarlar.

Düğün töreninin sonunda, damat , gelinin annesine bir koyun ve büyük bir çuval kahve verir. Böylece karısını büyüttüğü için annesine minnettarlığını göstermiş olur.

Kahve Dassanech bölgesinin başkenti Omorate’in pazarına, ülkenin kuzeyinden bazı tüccarlar tarafından getirilmiştir. Geliş tarihi tam olarak bilinmemesine rağmen o zamandan beri kabilenin yaşamında temel bir unsur olmuştur.

Köylerde kahve satın almak, depolamak ve hazırlamak görevi kadınlarındır. Dassanech kadınları ürettikleri sebze, süt ve tereyağı gibi ürünlerini pazara götürüp, satıyor ve kazandıkları para ile kahve satın alıyorlar. Evli kadınlar kahve alabilmek için gerekirse ailenin sığırlarından birisini de satabilirler.

Evli kadınlar genellikle Omorate pazarına kahve satın almak için tek başına veya köyün diğer kadınlarla gelirler. Ancak şehirden uzakta yaşayanlara kabilelerin kadınları yol boyunca hırsızlardan korunmak için kabileden onları korumaklar görevli erkeklerle gelirler.

Kahve, Dassanech kulübelerinde özel deri çantalarda saklanır ve sadece eş, ailenin ne kadar kahve olduğunu bilir. Kahve köyün kadınları arasında değiş tokuş edilebilir. Kahve ödünç vererek birbirlerine yardım eden kadınlar, böylece diğer kadının, kocasının ve misafirlerinin önünde mahcup olmamasını sağlarlar. Bu aynı zamanda köyün içindeki kadınların aralarında dostça ilişkiler oluşmalarına neden olur.

Kahve hazırlamak için evin kadını sabah altı civarında ateşi yakar ve kahveyi pişirmeye başlar. Dassanech’ler sabahları üç kez, sığırları otlatmaya getirmeden önce, öğlen saatlerinde ve akşam meradan döndüğünde akşamları da kahve içeler. Kavurucu güneşin altında çalıştıktan sonra kahve, kafein sayesinde yorgunluktan kurtulmalarına yardımcı olur.

Kahve oldukça basit bir şekilde hazırlanır: kahve kabukları ateşte kaynar suya batırılır, bazen Dassanech kadınları değişik bir tat yaratmak için soğan, zencefil, tuz, şeker veya biraz süt ekler. Bir süre ateşin üzerinde kaynatılıp, demlenmeye bırakılır. Bir süre demlenmesi beklendikten sonrada servis yapılır.

Şayet Evde Kahve azalmaya başlamışsa, evin kadını günde sadece bir kez kahve yapmaya karar verebilir. Eşler stokları yönettikleri ve kahve yaptıkları için, kocaları için kahve yapmamaya karar verebilirler; ret, kocanın hoş karşılanmayan bazı tutumlarına karşı protesto etmek ve alkol bağımlılığını ya da sadece genç eşin evinde daha çok kalmak durumlarında cezalandırmak için kullanılabilir. Şayet evin Kadını gelen misafirlerin huzurunda kahve yapmamaya karar verirse, kocasını utandırmış olur.

Dassanech kadınlarının kahve ikramıyla yaptıkları bu protest davranıştan erkekler erkekler biraz çekinir. Çünkü Dassanech toplumunda erkeklerin evde ki durumu önemseniyor. Şayet evin kadını gelen misafirlerine yaptığı kahve ikramında kusursuz ve bonkörse , O aile ve evin erkeği “Evini her ziyaret ettiğimizde karısı kahve yapan ve  sadece varlıklı ve misafirperver değil, aynı zamanda karısıyla ve ailesiyle güzel bir ilişki sürdüren iyi karakterli bir adamın olarak da saygı görür.

 


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*