NEPAL-KATMANDU

1980 ‘li yıllarda, yaz aylarında Fethiye de tatil yaptığımız kamping’e İngiliz askeri kamyonlarını yolcu taşır hale getirmiş bir turizm acentası’nın ( Exodus Exposition)  turları gelirdi.  Kamyonun kasasına karşılıklı oturma yerleri yapılmış, alt tarafta eşya koymak için küçük dolaplar, yanlarında ise kazma, kürek ve çölden geçerken kuma saplanmalarına karşı kullanmak üzere metal paletleri vardı.

Yaklaşık 10.400 km süren bu yolculuk çeşitli yaş ve cinsiyetteki  maceraperestler için  çok keyifli olmalıydı diye düşünmüştüm o zaman. Aksi halde böylesine zorlu bir yolculuğa çıkılması mümkün olamazdı.

Giden yolcuların heyecanlı halleri, dönenlerin de yorgun ama mutlu yüzleri, hippilerin sanki kutsal bir görev gibi oraya gitmek istemeleri  o yıllardan itibaren Katmandu ve Hindistan’ı aklıma düşürmüştü.

Arkadaşlarım Hindistan dediklerinde hiç düşünmeden gidelim demiş, seyahate sonra bir de Katmandu eklenince heyecan içerisinde günlerin bitmesini beklemiştim.

Nihayet beklenen gün gelip çattı;

THY’nın Katmandu’ya direk uçuşu var. Sabaha karşı 3.30 gibi kalkıyor, 11.30 gibi Katmanduya iniyor. İniş saatinin erken olması günün kalanını da kullanma imkanı veriyor. Nepal Türklerden vize istiyor, ayrıca kapıda vize uygulaması da var. Aramızda ki saat farkı 2 saat 40 dk.

Katmandu Tribhuvan havaalanı şehir merkezine 6 km uzaklıkta, inişi, kalkışı zor bir hava alanı olarak kabul ediliyor. Uçakta bir form dağıtılıyor, bu formu doldurup girişte memura vermek gerekiyor. Aynı şekilde ülkeden çıkarken de bir form doldurulup, öyle çıkılıyor.

Tribhuvan küçük bir havaalanı, yaklaşık 30  havayolu yolcu taşıyor. Bu da pek çok uçağın aynı saatlerde inip, pasaport kontrolü ve bagaj alımında kuyrukların oluşması anlamına geliyor. Ancak buna rağmen işlemler çok aksamıyor.

NEPAL HAKKINDA

Nepal , Çin ve Hindistan arasında yer alıyor. Yüzölçümü 147.181 km2 olup,” dünyanın çatısı” diye adlandırılıyor. Himalaya dağlarının en yüksek tepesi Everest 8.848 km yüksekliğiyle dünyanın en yüksek tepesi ünvanını taşıyor.

Nepal’in başkenti Katmandu’dur. Bayrağı bizim görmeye alıştığımız dikdörtgen veya kare şeklinde değil, alt, alta iki üçgen şeklindedir. Bayrağın kenarları mavidir. Kırmızı, savaştaki zaferlerini; mavi barışı simgeler. Nepal bayrağında hem güneş, hem de ay vardır.

Nepalde yaygın olarak Nepalce, Sanskritçe ve Moğol dili konuşulmaktadır. Ancak Katmandu vadisinde yerel halkla yaygın olarak İngilizce iletişim kurulabilmektedir.

Nepal, 700’ün sonlarından 1300 yılına kadar pek az kişinin bilmekte olduğu ‘karanlık bir çağ’ yaşamış. Hem Tibet hem de Keşmir, 700’lü yıllarda ülkeyi istila etmiş. Ancak stratejik konumu, krallığın hayatta kalmasını ve büyü-mesini sağlamış. Kantipur’un kurulması (bugünkü adıyla Kathmandu ) yaklaşık 10. yüzyılda Kral Gunakamadeva zamanında gerçekleşmiş.

Nepal’in sınırları yıllar boyunca genişleyip, daralsa da  Nepal hiçbir zaman yabancılar tarafından sömürgeleştirilmemiş, veya yönetilmemiş. Bu neden-le, Nepal de Bağımsızlık Günü adı altında bir gün ve kutlama yoktur.

Sakya kraliyet ailesinin Prensi Siddhartha Gautama Milattan Önce 6. yüzyılda Lumbini yakınlarında doğmuş. Bugün bu bölge kutsal kabul ediliyor.  Siddhartha düşünce ve meditasyon yoluna girmiş, Buda olmuş ve Budizm‘i yaratmış.

Asya’da bulunan  yaklaşık 70 milyon yıllık Himalaya sıradağları Tibet Platosu’nu Hint alt kıtasından , beş ülkeye ayırır. Bu ülkeler  Nepal, Butan, Hindistan, Çin ve Pakistan’dır. Himalaya sıradağları dünyanın en genç sıradağıdır. Sanskritçe’de “Himalaya” kelimesi “karın bulunduğu yer” anlamına gelir. Hindu mitolojisine göre burası Tanrı Shiva’nın evidir.

Asya kıtasındaki üç büyük nehrin (Ganga- Brahmaputra, Yangtze ve Indus) başlangıç ​​kaynakları Himalayalar’dır. Bunun nedeni, Himalayaların Dünya’nın ( iki kutup bölgesinden sonra) en büyük üçüncü kar ve buz deposu olmasıdır ve yaklaşık 15.000 buzulla dünya sıralamasında yer alır.

Kuzey Nepal’in  dağlık kesiminde, Dünya’nın en yüksek on dağlarından sekizi bulunmaktadır. Bu 8 içerisinde Everest Dağı da bulunuyor. Everest Dağı, deniz seviyesinin 8,848 metre üzerindedir.

Bir çok kâşif ve dağcı himalayaların zirvesine çıkmak için çalışmış, bunlardan bir kısmı donarak ölmüş, sadece bir tanesi, başkaları tarafından öldürülmüştür. Ölen dağcıların pek çoğu halen dağda donup öldükleri veya düştükleri yerlerde durmaktadır. Çünkü oksijen azlığı ve yorgunluktan kimse bir başkasına yardım ederken, kendisinin de ölme ihtimalini gözardı edemiyor. Ölenlerin bir kısmının da bu nedenle öldüğü biliniyor.

29 Mayıs 1953’te, İngiliz kaşif Sir Edmund Hillary ve rehberi Sherpa Tenzing Norgay, Everest Dağı’nın zirvesine ilk çıkan insanlardır. Onlardan sonra pek çok dağcı bunu başarabilmiştir. Türk dağcılarından ilk çıkan Nasuh Mahruki olmuş, ondan 6 yıl sonra Tunç Fındık da bu zorlu tırmanışı başarmıştır. Kadın dağcılarımızdan Eylem Elif Maviş Koç  da 15.05.2006 tarihinde bu tırmanışı başarıyla gerçekleştirmiştir.


Himalayalar dünyadaki en yüksek göle (Tilicho 4.800 metre yüksekliğinde) ve dünyadaki en derin göle (Shey Phoksundo) ev sahipliği yapmaktadır. Çevresinde 1976 yılında koruma altına alınarak  kurulan Sagarmantha Milli Parkı bulunmaktadır.

Doğudaki en uzak Himalaya zirvesi Nameha Barwa ve batıdaki en uzak zirvesi de Nanda Parbat’tır.

Nepal jeolojik olarak halen aktiftir. Nepal’in altındaki Indo Australia plakası hala hareket etmektedir. O nedenle sürekli büyük depremler yaşanmaktadır.1934 yılında 8.0 büyüklüğündeki depremde 10.000 kişi ,2011 yılında 6.9 büyüklüğündeki depremde daha az insan ölmüş, ancak 2015 yılında 7.9 büyüklüğündeki depremde 6.500 kişi hayatlarını kaybetmiştir.

Nepal’de yükseklikler inanılmaz değişim gösterir. Everest 59 metreden 8848 metre yüksekliğe kadar çıkar. Dünya’daki en yüksek vadi (Arun), dünya’nın en uzun otlak bölgesi (Chitwan), dünya’nın en derin vadisi (Kaligandaki) Nepal’de bulunmaktadır.

Yükseklikteki inanılmaz değişimler iklimi de etkilemektedir. 100 kilometre içinde sıcak tropik koşullardan , dondurucu soğuklara kadar çeşitli iklim ve sıcaklıkları görülebilir.

Nepal’in Kaligandaki Nehri, Himalayalar’dan daha eskidir ve batı ile doğu Himalayalar arasındaki temel ekolojik bölünme çizgisidir.

Nepal’de Dünyanın orkidelerin yüzde ikisi (360’dan fazla tür), Dünya’daki orman gülü türlerinin yüzde altısı ( Nepal’in ulusal çiçeği de dahil olmak) üzere 5,980 çiçekli bitki türü ve Nepal’e özgü 250 bitki türü bulunmaktadır.

Yaklaşık 870 farklı kuş türü ile Nepal, Kuzey Afrika ve Avrupa kıtalarından daha fazla kuş türüne  sahiptir. Dünya’daki kuş türlerinin yüzde sekizine ev sahipliği yapar.


Nepal ayrıca 650’den fazla farklı kelebek türü ile Dünya’nın en büyük güvesi olan Atlas güvesi  ve Dünya’nın en büyük vahşi bal arısına ev sahipliği yapmaktadır.

Nepal’in nesli tükenmekte olan türleri arasında kar leoparı, kırmızı panda ve boynuzlu gergedan bulunmaktadır.

Nepal’de hiç etnik veya dini çatışma ve ayaklanma yaşamamıştır. Ülkede din adına hiç kan dökülmemiştir. Ülke 80’den fazla etnik gruba ev sahipliği yapar ve halkı 123 farklı dil konuşur.

Nepal halkı, avuç içlerini bir araya getirerek birbirlerini selamlarlar. Alınlarını eğip “komşu Hindistan’da olduğu gibi” Namaste “derler. Bu  “Tanrı’nın selamı üzerine olsun” demektir.

Nepal, dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden biridir. Ben daha önce Afrika-da başka yoksul ülkelere de gitmiştim, Nepal onlardan bir basamak daha yukarıda. Nüfusun büyük çoğunluğu Katmandu Vadisinde yaşıyor ve yarı-sına yakın kısmı 15 yaş altında. Ülkede yaşayanların büyük kısmı tarımdan geçiniyor. Yine nüfusun dörtte biri ayda 30-50 dolar arasında para kazana-biliyor. Okur yazar oranı yaklaşık yüzde 50 , kırsalda çok az okul var, okul olan yerlerde de öğretmen açığının fazla olduğu söyleniyor

Okula giden çocukların üçte ikisi erkek ve yatılı okuyorlar. Kız çocukları genellikle okula gönderilmiyor, gönderilmek istenmiyor.

Takvimleri miladi takvime göre 56 yıl 8 ay ileride olup, yıl başları 13 Nisandır. Nüfusun % 86 sı Hinduizm, %7,8’i Budizm, %4’ü İslam, % 2’si de diğer dinlere inanmaktadır ve ancak % 50’si okur, yazardır.

Nepalde de Hindistanda olduğu gibi bir “kast” sistemi vardır. İnsanları sınıflara ayırıp, yaşam şekillerine ,gelişmelerine ve özgürlüklerine sınır koymanın tarihte pek çok adı olmuş. Burada da ki adı da “kast sistemi” dir.

(kast sistemi için tıklayınız)

Nepal’in milattan sonra 4.yüzyılda, küçük Hint prenslikleri olarak kurul-duğu sanılmaktadır. Yüz yıllar boyunca bu şekilde süren yönetimi, 1700 lü yıllarda bu prensliklerden birisi olan “ Gurka’lar  ele geçirmişlerdir. (Çanakkale savaşında ki Gurkaların ataları)

Yönetim Katmandu Vadisindedir. Yazılı tarih Kiratilerle başlar, bunlar Hindu inanışındadır ve Shiva (Şiva) ’ya taparlar. Kral Yalambar Hint destanlarında Mahabara diye geçen kişidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*